BLOG/DUYURU

SPOLIN-IST KURUMSAL – ACIK EGITIM

EVET HADİ!

2 Ekim 2013 – Caddebostan Kültür Merkezi A Salonu’nda, 19.00 – 22.00 saatleri arasında!

Spolin-ist Kurumsal ACIK EGITIM-posterDoğaçlamanın büyükannesi sayılan Amerikalı eğitimci Viola Spolin’in tekniği, Spolin Doğaçlaması’nı  Türkiye’ye getiren Ege Maltepe, oyuncular için hazırladığı doğaçlama eğitim programını şimdi de iş dünyasının ihtiyaçlarına göre geliştirerek fark yaratmak isteyen şirket çalışanlarına taşıyor. New York’ta yaşayan tiyatro sanatçısı ve eğitmen New York’lu yönetici koçları ile ortak yürüttüğü kurumsal eğitim çalışmalarının Türkiye ayağını oluşturdu.

Oyuna siz de katılın!

New York’un önde gelen koçluk firmalarından Martha Gelnaw Consulting ile beraber yürüttüğü iş eğitimlerini Türkiye’ye taşıyan Maltepe, Spolin Tekniği’nin Türk karakterine uygun oluşu ve kişisel gelişime katkısının altını çiziyor. “SPOLIN-IST Kurumsal eğitimlerinde Spolin doğaçlamasını temel alıyoruz, fakat iş dünyasının ya da kurumların farklı ihtiyaçlarına göre şekillenerek farklı oyunculuk, ses-nefes, beden dili tekniklerinden de faydalanıyoruz.” diyen Maltepe, 2 Ekim’de İstanbul’da gerçekleşecek ilk açık kurumsal eğitimde farkındalık, şu anda olma, spontanlık, hızlı karar verebilme, efektif odaklanma ile sözlü ve fiziksel ifade konularında uygulamalı egzersizler kullanacak. Maltepe “Bizi çok yoğun ve neşeli bir 3 saat bekliyor.” diyor ve ekliyor “Ben bu eğitimleri New York’lulara veriyorum, ve herkes iş dünyasında eğitime böylesi bir yaklaşımın ne kadar efektif olduğundan bahsediyor, tekrar tekrar katılıyorlar eğitimlere ! ”

Siz de gelin, Spolin Tekniği’nin etkisini kendiniz deneyimleyin!

İletişim: caglar@spolinist.com 0533 309 2992

Onaylanma/Onaylanmama Kaygısı

”Oynamaya başlamanın ilk adımı bunu yapacak kişisel özgürlüğü hissetmektir. Oynamaya (deneyimlemeye) başlamadan bunu yapmak için kendimizi özgür hissetmeliyiz. Çevremizdeki dünyanın bir parçası olmak, ve bu dünyayı ona dokunarak, onu görerek, hissederek, tadarak ve koklayarak gerçek kılmak gereklidir. Aradığımız şey çevre ile direkt ilişki kurabilmektir. Çevre araştırılmalı, soruşturulmalı, kabul ya da reddedilmelidir. Bu deneyimlemeye bizi götüren kişisel özgürlük bize kişisel farkındalığının ve kendini ifadenin kapısını açar. Kendi kimliğimize ve kendimizi ifade etmeye duyduğumuz açlık hepimiz için temel olmakla beraber tiyatro deneyimi için de bir gereksinimdir.

Çok azımız kendimizle böyle direkt bir iletişim kurabiliriz. Çevreyle basitçe ilişki kurmaya çalışırken aramıza kabul edilmiş otoriteden iyi yorumlar alma ihtiyacı girer. Ya onaylanmama korkusu duyarız ya da dışardan gelen yorumu sorgulamadan kabul ederiz. Onaylanma/Onaylanmama kaygısının emek ve sosyal pozisyonun ve hatta çoğu zaman sevginin de yerini alarak ana düzenleyici olduğu bir kültürde kişisel özgürlüklerimiz yok olur.

Kendimizi başkalarının kapris ve isteklerine bırakarak üretken olamadan her gün sevilme isteği ve reddedilme korkusu ile salınır dururuz. Doğduğumuz günden itibaren “iyi” veya “kötü” olarak sınıflandırılmış bir şekilde (iyi bir bebek çok ağlamaz gibi) onaylanma/onaylanmama kaygısının ince ince tehditiyle o kadar haşır neşir oluruz ki yaratıcılığımız paralize olur. Başkalarının gözleriyle görüp, başkalarının burnuyla koku almaya başlarız.

Başkalarının bize nerede olduğumuzu, kim olduğumuzu ve neler olduğunu söylemesini bekleme durumu bizi kişisel deneyimden alıkoyar. Bir problemle organik olarak ilişki kurma kabiliyetimizi kaybeder, tüm potansiyelimizi kullanmak yerine kopuk bir biçimde bir bütün halinde değil, kendimizin parçaları ile hareket ederiz. Kendimizdeki cevherin (töz) farkına varamayız ve başkalarının gözleri ile yaşamı sürdürmeye çalışırken kişisel kimliğimiz silinir, bedenlerimiz biçimsizleşir, doğal zarafetimiz kaybolur ve öğrenme süreci sekteye uğrar. Hem birey hem de sanat formu çarpıklaşır, yoksunlaşır ve derinlemesine anlayış ve basireti kaybetmiş oluruz.

Birçoğumuz kendimizi bu ataktan kurtarmak için güçlü kaleler inşa ederiz ve kendi içimize çekiliriz ya da ileri gidebilmek için her defasında savaşırız. Bazılarımız Onaylanma/Onaylanmama durumu ile savaşmak adına egosantrik bir ruh hali ve teşhircilik geliştirir bazılarımız ise bu savaştan yılar ve uyum sağlar. Bazılarımız ise peri masalındaki Elsa gibi”’ sonsuza dek pencereleri tıklatıp ‘Kimim ben?’ diye sorar dururuz. Tüm bu durumlarda çevre ile ilişki zarar görmüştür. Kendini keşfetme ve benzeri keşifsel girişimler körelmiştir.  ‘iyi’ olmaya çalışmak ya da ‘kötü’ olmamaya çalışmak ya da ‘iyi’ olmak imkansız olduğundan hep ‘kötü’ olmaya çalışmak otorite figürlerinden onay alma kaygısı ile yaşayanlar için bir hayat biçimine dönüşür. Ve araştırma, sorunları direkt yollarla çözmeye çalışma önem sırasında ikincil olur.”

Viola Spolin’in ‘Improvisation For The Theater’ isimli kitabından Ege Maltepe tarafından çevrilmiştir.

SPOLIN ATÖLYESİ 17 – 24 Eylül arasında!

Viola Spolin
Viola Spolin

Doğaçlamanın büyükannesi Viola Spolin’in yarattığı metodun Türkiye’deki adresi SPOLIN-IST ile SPOLIN ATÖLYESİ Başlangıç Seviyesi Çalışması’na katılmak için iletişim: 0533 309 2992 (Caglar hn)

“Viola Spolin’in kitabı kutsal kitap gibidir.” Rob Reiner, Yönetmen (The Bucket List, A Few Good Men, When Harry Met Sally)

Spolin tekniğinin temel konularını kapsayacak olan SPOLIN ATOLYESI’nin ardından katılımcılar ileri seviyelerdeki çalışmalarla eğitime devam edebilecekler. Toplamda 20 saat sürecek olan çalışmanın kontejanı 10 kişi ile sınırlı. Bu yoğun çalışmanın ücreti kdv dahil 400 TL’dir. Taksit imkanı mevcuttur.

Şu sıralar Chicago’daki Northwestern Üniversitesi’nin hakkında “Viola Spolin; Improvisation and Intuition” (Viola Spolin; Doğaçlama ve Sezgi) isimli bir sergi açtığı yönetmen, eğitmen ve yazar Viola Spolin, oğlu Paul Sills ile beraber, içlerinde SPOLIN-IST’in kurucusu Ege Maltepe’nin hocası Oscarlı yönetmen Mike Nichols’ın da bulunduğu, ilk jenerasyon doğaçlamacıları yetiştirmiştir. 1950’lerden bugüne Amerikan tiyatro ve sinemasına yön veren bu jenerasyonla yayılan Spolin tekniği, eğitim psikolojisinden, iletişime, doğaçlama komediden oyun yazarlığına kadar geniş bir alana etki etmiştir.

ege maltepe
Ege Maltepe

Paul Sills’in New York’taki okulundan mezun olan oyuncu Ege Maltepe yönetimindeki SPOLIN-IST 2009‘dan bu yana Spolin doğaçlamasını Türkiye’ye taşımak amacıyla çalışmalarda bulunuyor. Spolin kitaplarının editörü yönetmen Carol Sills’in de asistanlığını yapan Maltepe, Amerika’daki doğaçlama geleneğinin ilk Türk temsilcisi.

Birinci seviye SPOLIN ATÖLYESİ 17 – 19 – 20 – 21 – 22 – 24 Eylül arasında. Haftaici 19.00 – 22.00, haftasonu 13.00 – 17.00 saatleri arasında, Oya Bale Okulu‘nun Ulus şubesinde.

Ayrıntılı bilgi ve kayıt için SPOLIN-IST’ten Çağlar Aral’a ulaşılabilir:
caglar@spolinist.com
0533 309 2992
www.spolinist.com

İlişkinin Dönüşümü / Transformation of Relationship -2

Viola Spolin doğaçlamayı tek bir kelime ile tanımladığında ‘doğaçlama dönüşümdür’ demişti. İleri seviyedeki bu Spolin oyununda grup aralarındaki bir aktiviteyi, hareketi, sahneyi sürekli dönüştürerek olasılıkları sonsuz bir oyun oynar.

Ege Maltepe‘nin beraber eğitim gördüğü grupla oynadığı bu gösteri 2009 baharında New York’taki The New Actors Workshop’ta gerçekleşti.

İlişkinin Dönüşümü Oyunu / Transformation of Relationship

Viola Spolin doğaçlamayı tek bir kelime ile tanımladığında ‘doğaçlama dönüşümdür’ demişti. İleri seviyedeki bu Spolin oyununda grup aralarındaki bir aktiviteyi, hareketi, sahneyi sürekli dönüştürerek olasılıkları sonsuz bir oyun oynar.

Ege Maltepe‘nin beraber eğitim gördüğü grupla oynadığı bu gösteri 2009 baharında New York’taki The New Actors Workshop’ta gerçekleşti.